Kendi Gerçeğine Uyanmış Bir Dünya

Kendi gerçeğine uyanmış bir dünya insanlığı olduğumuzu hayal ediyorum.. Sevilmemekten korkan, Kabul görmemekten korkan, Önemsenmemekten korkan, Güvende olamamaktan korkan, Bunları karşılayamazsa öleceğinden korkan, İçimizdeki çocuğu şefkatle kucaklayan bir dünya insanlığı olduğumuzu hayal ediyorum. Artık büyüdüğünü kabul eden bir dünya insanlığı olduğumuzu hayal ediyorum. Böylece biz izin vermedikçe hiç kimsenin bizi incitemeyeceği gerçeğine uyanmış bir dünya…

Seçim Özgürlüğü

Geçen akşam izlediğim bir dizide, kızın eski sevgilisine söylediği sözle hem şaşırdım, hem sevindim. Eski sevgilisiyle konuşurken, sevgilisine “Suçlamak zayıflıktır, lütfen yapma” dedi. Sevindim çünkü Şiddetsiz İletişim bilmeden de suçlamanın zayıflık olduğu farkındalığını kutluyorum, belki de biliyordu onu da bilmiyorum. Dizide konusu olmadı. Suçlamak “yanlıştır” demiyorum. Eğitimlerde bu suçlamaları duymanın kıymetini, kalbimizin özlemlerini anlamamızı, nasıl…

Hastalıklar

HASTALIKLAR ÇÖZÜLMEMİŞ DUYGUSAL ÇATIŞMALARIN, BİYOLOJİK OLARAK BEDENDE GÖRÜNÜR OLMASIDIR. Hayatın içinde yaşarken, dünya insanlığı olarak, binlerce yıldır öğrendiğimiz düşünme şeklimizle, acı hissettiğimiz deneyimleri bilgeliğe dönüştürmekte, farklı bir anlayış geliştirmekte zorluk çekebiliyoruz. Bakış açımızı değiştirip, bilincimizi genişletmekte yaşadığımız bu zorluk sebebiyle, deneyimimizdeki (duygusal çatışma) “yara” olarak bilinçaltımızın derinliklerine gömülüyor. Yaşadığımız sürece aynı alanda daha bir çok…

Noksanım / Eksiğim Yanılsaması Yaşıyor Muyuz ?

Bir şey istememiz bana göre içimizdeki / dışımızdaki yaşamla bağımızı geliştiren bir durum. Hayat yolculuğumuzda anlam ve bir çok ihtiyaçlarımızı da karşıladığımız bir yer. Bunu isterken nasıl bir yerden istiyoruz? Mesela başarı, kariyer, aşk, para ya da başka şeyler istiyoruz. Burada önemli olan, bunları isterken bir yoksunlukla mı istiyorum. Yani ben eksiğim ancak çok param…

Çünkü Yaşam Çok Güçlüdür

ÇOCUKKEN DOYA DOYA DOLDURAMADIĞIMIZ ŞEFKAT KAPLARIMIZI ŞİMDİ DOLDURMANIN YOLU VAR MI ⁉ E V E T ? ? ❤ ? Beynimizdeki ayna nöronlar sebebiyle başka birinin yaşadığı bir şeyi gördüğümüzde sanki biz yaşıyormuşuz gibi beynimizde aynı nöronlar ateşleniyor. Çocukken doya doya şefkat, sevgi, kabul ihtiyaçlarını gideremedin mi ? Geçmişte yoksun olduklarını artık büyüdün bugün kendine…

Delilik, Aynı Şeyi Tekrar Tekrar Yapıp Farklı Sonuçlar Beklemektir

Kendimi bildim bileli siyasetle hiç ilgim olmadı. Sanırım güvenemedim bizim için gerçekten bir şey yapacaklarına. Elbette burada söz etmek istediğim şey insan olarak hangi kimlikte olursak olalım ne yaptığımızın, nasıl yaptığımızın ve bu yaptığımızın nasıl etki yarattığının farkında olmak. Geçenlerde siyasetçi bir kadının ufak bir konuşmasını izledim. Şiddete karşı çıkarken, konuşurken kendisinin yarattığı şiddetin farkında…

Delilik, Aynı Şeyi Tekrar Tekrar Yapıp Farklı Sonuçlar Beklemektir.

Böyle bir durumda ben, Şiddetsiz İletişimi rehber alarak kızgınlığımın veya başka duygularımın bana işaret ettiği ihtiyaçlarımla bağlantı kuruyorum. Bu sebeple hiç kimseye kızgınlığım uzun sürmüyor. Çünkü sorumluluk alıyorum. Biliyorum ki o insan benim duygumun nedeni değil sadece uyaranı. Kendimle kurduğum bu seviyede bağlantı, gücü bana empoze edildiği şekilde dış motivasyonda aramak yerine içimde bulmamı sağlıyor.…

Duygularımız Bizi Yönetiyor Olabilir Mi ???

Uyaranla yanıt arasında duramıyor bekleyemiyorsak duygularımızın etkisiyle eyleme geçiyoruz demektir. Mesela sizinle bir çatışma yaşadım ve bana “Sevgi sen çok bencilsin” dediniz bu bir uyaran. Eğer ben de kızıp size “Bencil sensin” diyorsam; bu da benim uyarana yanıtım yani eylemim / söylemim. Siz de bana bencil demeden önce bir şeyler yaşadınız, sizi de bir şeyler…

Musamı Kazanıyor Firavun Mu?

2006 yılında ilk bireysel gelişim eğitimi almaya gittiğimde eğitmen “Ya yaratırsınız ya yok edersiniz. Ya yaparsınız ya yıkarsınız” demişti. Dünya insanlığına ilham olmuş canımız, Mevlanamız da “Ey salik! Musa’da Firavun’da senin varlığında mevcuttur. Bu iki hasmı kendinde aramak gerekir. Vahyin ışığında aydınlanki sendeki Musa sendeki Firavun’a galip gelsin” der. Bir başka örnek, bıçağı kendimi ya…

Sevgi Denince Ben Ne Anlıyorum ⁉

Şiddetsiz İletişimden önce sevdiğim insana kızınca suçluluk hissederdim. Suçluluğu bastırmak için de savunma yapardım. Çünkü benim dünyamda sevdiğim insana kızılmazdı. Küçükken kim bilir kaç yaşımda henüz kritik edecek bilincim yokken, bu düşünce kalıbını, nereden kimden aldıysam, süreç içinde düşünce olan kalıp, inanç kalıbı olarak “bilinçaltı”mın malı olmuş. Bilinçaltının malı olmak demek benim gerçeğim olarak hayatımda…